Irmak Sueri Cora: Yönetmen

Irmak Sueri Cora

Kariyer yolculuğunuzu lütfen kısaca açıklayabilir misiniz?

Kariyerime Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Sinema okurken uzun metrajlı film setlerinde çalışarak başladım. Bir yandan okuyup çalışırken, bir yandan da kısa filmler çekip film festivallerine katıldım. Yerli ve uluslarası film festivallerinde kısa film ödülleri aldım. 7 yıl film sektöründe çalıştıktan sonra 2013’te kendi işimi kurdum ve profesyonel video prodüksiyonları yapmaya başladım. Farklı türlerde videolar üreterek hem yapımcılık hem de yönetmenlik yaptım. 2017’de “Hava Soğutmalı | Vosvos Kardeşliği”  adlı uzun metrajlı bağımsız bir belgesel çektim. Bu film dünyanın farklı yerlerinde birçok film festivalinde seyirci ile buluştu. Film, web sitesi üzerinde online olarak izlenebiliyor. Halen video çekimleri yaparak mesleğime devam ediyorum. Yeni projelerim için hazırlık yapıyorum.

Şu an yaptığınız meslekte çalışmak istediğinizi ne zaman ve nasıl keşfettiniz?

Çoğu kişi gibi “çocukluktan başlayan bir tutku” şeklinde bir hikayem yok benim. Lise son sınıfta sinema okumak istediğime karar verdim. Durağan ve rutinlere bağlı bir iş yaşamı değil, sokakta ve hayatın içinde olan hareketli bir meslek istiyordum. Sinema eğitimi alabilmek için son sınıfta okulumu değiştirip Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne girdim ve yolculuğum bu şekilde başladı.

İlk işinizi yaptığınızda kaç yaşındaydınız?

Sinema alanında ilk kez 20 yaşında çalışmaya başladım. Sinema filmlerinde yönetmen yardımcısı olarak işe başladım. Yönetmenlik anlamında ise sinema okulunun dışında ve bağımsız ilk kısa filmimi yaptığımda 24 yaşındaydım.

Üzerinizde en çok etki yaratan kitap hangisidir? Neden?

Aslında beni etkileyen birçok eser var elbette. Ama bir solukta okuduğum ve beni hem sinematografik anlatımıyla hem de edebi yönüyle en çok etkileyen kitap, Yaşar Kemal’in ‘’İnce Memed’’ serisi oldu.

Okumak için genellikle günün hangi saatlerini tercih edersiniz?

Öğrencilik yıllarımda, en çok vapurda kitap okurdum. Her gün 1 saatlik Kadiköy-Beşiktaş gidiş geliş seferlerinde sayısız kitap bitirdim. İstanbul’da yaşamak, gündelik toplu taşımada heba olan vakti en iyi şekilde değerlendirme çabasını da beraberinde getiriyor. Şimdi ise genellikle gece yatmadan önce okuyorum.

Gün içinde en yaratıcı ve üretken zamanınız hangisidir?

Benim üretkenliğim ve yaratıcılığım öğlen 2’den sonra etkin olur. Sabah gereken saatlerde kalkarım, geceleri belli bir saatte yatarım ama asla sabah insanı değilim. Genellikle 14:00-19:00 arası hızlı ve verimli çalışırım. En iyi fikirler ise aklıma ya duşta gelir ya da sabaha karşı kısa uyanıklıklık anlarında.

İşlerin yolunda gitmediği zamanlarda en büyük motivasyon kaynağınız nedir ve üstesinden gelmek için ne yaparsınız?

Sıkıntılı zamanlarımda iki çareye başvururum. İlk önce uzunca yoga ve meditasyon pratiğimi yaparım. O anki sıkıntılarımı, düşüncelerimi, korkularımı dengelemeye faydası olur ve hislerimi berraklaştırmamı sağlar. Dengeye geldikten sonra ise sıkıntımın büyüklüğüyle doğru orantılı bir porsiyon tatlı yerim. Tatlı yemek bana hep iyi gelir :)

Kariyerinizde en büyük baskıyı hissettiğiniz dönemler üretkenliğinizi-yaratıcılığınızı nasıl etkiledi?

Film ve video işleri temelde iki durum büyük baskı yaratır. Birincisi para, ikincisi ise deadline (işin son teslim tarihi). Bağımsız işler yapan biriyseniz genellikle fon veya para kaynakları hep kısıtlı olur. Elbette üretkenliğin önündeki en büyük kısıtlama bu. Ama bunun yaratılıcığı etkilemesine fazla izin vermeyiz. Maddi kaynaklar kısıtlı olduğunda, yapılması gereken bir çekim veya planın daha az masraflı başka yöntemlerini buluruz. Dolayısıyla yaratıcılığımı olumlu yönde de etkileyebilir.

Zorlandığınızı hissettiğiniz bir işle karşılaştığınızda, durumu zihninizde -basitleştirmek- aşmak için kullandığınız bir yöntem var mıdır?

İlk önce o işin teknik yönlerini ve neden zorlandığımı meslektaşım olan eşime anlatırım. Sonra ikimiz daha basit düşünerek bu işi aynı ayarda – yani nitelik kaybetmeyecek ölçüde- nasıl farklı alternatiflerle yapabiliriz diye fikir alışverişinde bulunuruz. Genellikle durumun üstesinden geliriz. Ama ikimiz de işin içinden çıkamadıysak, bizim sektörden olmayan ama yaratıcı işler yapan bir arkadaşıma durumdan bahsederim. Bizim kadar işin detayıyla uğraşmadığı ve kısır döngüye girmediği için çok daha basit ve akla gelmeyen alternatifler önerebilir.

Bir müzik grubunda olsaydınız grubunuzun adı ne olurdu?

“Kafamız Şişti”

Yorucu bir günün ertesi sabahında yataktan kalkmanızı sağlayan şey nedir?

Çift yumurtalı omlet ve sağlam bir kahvaltı yapacağımı bilmek. Üstüne de taze filtre kahve.

Çalışırken müzik dinlemenin duyguyu-odağı isteğiniz dışında olmaması gereken farklı yerlere götürebileceği söylenir. Bu fikre katılıyor musunuz?

Eğer fonda çalan müziği kendim seçebiliyorsam katılmıyorum. O günkü çalışmama uyan, sadece arkada çalan ve zihinimi, duygularımı alıp götürmeyecek türde listeler çalıyorum. Ama eğer dışarda çalışıyorsam, çalan müziğin türü ve desibeli odaklanmama imkan vermiyorsa çok rahatsız olurum. Yeteri kadar odaklanamam.

Bir işin en heyecan duyduğunuz aşaması hangisidir? (Fikri bulduğunuz an, yapım süreci, tamamlandığı an.)

Fikri bulduğum an ve ilk kez yayınladığımız an.

Üretkenliğinizi-yaratıcılığınızı en çok geliştiren deneyimleriniz nelerdir?

Yaratım aşamasında zorlanacağımı düşündüğüm projelerin önüme çıkması beni hem geliştirir hem de yaratıcılığımı tetikler. Üretkenliğimi ise, aklıma yepyeni bir fikir gelmesi, çok beğendiğim ilham veren işler izlemek veya bir projenin sonuna geldikten sonraki uzun bir dinlenme süreci tetikler.

Bir parfüm harmanlasaydınız içerisine neler eklerdiniz?

Kadın için çay ağacı, limon yağı.

Çalışma ortamınızda “kesinlikle olmalı” dediğiniz şey nedir?

Ergonomik ve kişiye göre ayarlanabilir bir çalışma sandalyesi. Filtre kahve.

“Yaratıcı kişi” tanımınız nedir?

Düşünce yapısı esnek olan, insiyatif kullanabilen, hızlı ve basit çözümler için kafayı çalıştırıp çok farklı açılardan işe yaklaşabilen kişi.

En sevdiğiniz eşyanız nedir?

Macbook’um.

Şu ana kadar gerçekleştirdiğiniz işler içerisinde en gurur duyduğunuz hangisidir?

Uzun metrajlı belgesel filmim “Hava Soğutmalı | Vosvos Kardeşliği”.

Süper gücünüz nedir?

Gülmek ve espri anlayışım.

Kariyerinizin başlangıcına dönebilseydiniz en çok neyi bilmeyi isterdiniz?

O kadar çok şey var ki…

En minnettar olduğunuz şey nedir?

Ailem ve eşim.

Hayatınızın sloganı nedir?

Olduğu kadar.

En iyi tavsiyeniz nedir?

Tereddüt ederek beklemek yerine, harekete geçin.

İlgili Bağlantılar:

irmaksueri.com / videomasterstr.com / havasogutmali.net / @irmaksueri / @videocekimatolyesi

Sosyal Medyada Paylaş



Etiketler: , , , , , , , , , ,